Ana Sayfa 
 Güvenlik 
 Eğitim 
 Kültür & Sanat 
 Medyadan 
 Belgeler 
 İş Dünyası 
 Turizm 
 Kitap 
 Moda & Güzellik 
21 Nisan 2014 Pazartesi
 
 
 
 
Eskiler alayım veya mazi kalbimde yaradır
Altemur Kılıç - Yeni Çağ

Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değiyor, ama bazen de beş para etmiyor! İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar; hele yaşlandıkça geçmişin güzel anılarını, dostlarını, “şeylerini”, şarkılarını ve kokularını hatırlamakla hem mutlu oluyor, hem de üzülüyor. Hele hele kötü hatıraları unutmak istiyor... İşte “nostalji” böyle bir şey; biraz hasret- biraz burukluk!

Beyin bir bilgisayar: Bazı olayları, isimleri hatırlamak için kafanızı zorluyor, fakat bulamıyorsunuz, ama gece yattıktan sonra birden şakkadak geliveriyor!

Eski romanlar

Geçen gece gençliğimizn romanlarını düşündüm. İtiraf etmeliyim, çocukluk yaşlarında beni en çok etkileyen milliyetçi ve Turancı olmama yol açan Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun ve Tahsin Demiray’ın tarihi romanlarıydı. “Kolsuz Kahraman”, Kızıl Tuğ”, “Türk Korsanları” zamanımızın yabancı romanları Aleksander Duma’nın “Monte Cristo Kontu” 3. Napolyon döneminde bir ihbar üzerine, Marsilya açıklarındaki adada yıllarca yatan ve sonra kurtulup bir hazine bulan Monte Kristo Kontu’nun hikâyesi... Victor Hugo’nun “Sefıller”i; ekmek çaldığı için hapis yatan ve sonra hapisten kaçıp zengin olan Jean Valjan’ın hikâyesi ve peşini bırakmayan, Paris kanalizasyonunda onu kovalayan Polis Mufgeti Javcel’ın unutamadığımız sözü; “Jean Valjan seni kanun namına tevkif ediyorum!” Gene Duma’nın üç silahşorunun Atos, Portos ve Aramis’in öyküleri ve de Mişel Zevako’nun “Pardayanlar”ı!..

Ve Moris Löblan’ın “Kibar Hırsız Arsen Lüpen’in maceraları”... Bu romanları Türkçeye rahmetli Selami İzzet Sedes çevirirdi. Peyami Safa da Lüpen’e nazire “Cingöz Recai” romanları yazdı.

Dünya bilgilerini Faik Sabri Duran’ın “Hayvanlar Alemi” ve “Dünya Seyahati” kitaplarından okurduk. Büluğ ve merak çağlarımızda, katlanan vücutların içini gösteren reklamlarında, renkli resimlerine merakla baktığımız “Tenasül (cinsel) Hayatımız” kitabını adeta gizlice okurduk! Ve gizlice okuduğumuz başka kitaplar da varı elbette; mesela, “Leydi Chaterley’in (bahçıvan) Aşıkı” vb. Bunlar şimdikilerin yanında adeta anaokulu kitapları gibi kalırdı! Açık yerleri olan “Afrodit” romanı aylarca süren dava konusu olmuş, çeviren Avni İnsel ve yayıncısı “müstehcen” neşriyattan mahkûm edilmişlerdi!

Ya sinema fılmleri: Amerika’da Hayes Bürosu denilen yarı resmi bir örgüt ve Türkiye’de de Film Kontrol Komisyonu fılmleri sansür ederlerdi. Hollywood’daki örgütün kuralı yataktaki çiftin bacaklarının muhakkak yerde olması idi! Bizim örgüt de fılmleri hem ahlaki hem de siyasi yönden kontrol ederdi. Mesela uzun süre Türk-Yunan dostluğuna halel gelmesin diye yerli fılmlerde, Kurtuluş Savaşı’nı gösteren fılmlerde “düşman” Yunan üniformaları ve Yunan bayraklarıyla gösterilmedi.

Kitaplarda ünlü davalardan söz ederken zamanında çok dedikodu konusu, hatta davası olan Turan Aziz Beler’in zamanın meşhur bir ailesinin öyküsü olan “Türedi Ailesi” romanını unutmayalım!

Ve unutulanlar

* Çamaşırda ve badanada kullanılan Çivit

* “28’inci Zafer Haftası”. Eskiden bazı filmler sinemalarda haftalarca, aylarca kapalı gişe oynardı. Her geçen hafta rakam artırılarak bilmem kaçıncı zafer haftası diye ilan edilirdi. Sinemalar arasında, hatta bazen Avrupa yakasından Asya yakasına arabalı vapurla geçerek film makaralarını matinelere yetiştiren motosikletliler vardı.

* Yazın bahçe sinemaları, kış ayları

evlerde.

* Japon ve salamandra obaları

* “Fenni Sünnetçi Sunullah” her yerde afişleri vardı (İstanbul’da)

* Emanetçi Sultana: Karaköy’de, vapur iskelesinin karşısında, bugün lokantaların olduğu yerde Emanetçi Sultana vardı. Hangi yıllara kadar oradaydı takip edemedim, ama çok defalar elimde büyük parça paket, canta gibi seyler olduğunda ve taşımak istemediğim zamanlarda buraya az bir para karşılığı bırakır, işlerimi halledip yoluma devam edeceğim zaman alırdım. Bunun gibi emanetçiler Sirkeci tarafında ve değişik semtlerde de vardı. Emanetçi Sultana, yüzlerce eşyanın, bavulun, çantanın raflarda durduğu, içeri girince sağınız solunuz hep eşya yığılı bir dükkândı, numaranın yazılı olduğu kartonu verdiğinizde eşyanızı da bulup iple bağladıkları karşı numarayı kontrol edip verirlerdi.

* Pazar Filesi: Çocukluğumun çevreye duyarlı, ne satın alındığını gösteren, ergonomik, sapı kopmayan muhteşem taşıma gereci. Ama biz taşıyamazdık fileleri. Mutlaka yere sürünürdü ve içindekileri takılmadan çıkarmak mümkün olmazdı.

* Bakkal Defteri: Mahalle bakallarının duvarlarında “Bugün Peşin Yarın Veresiye” yazardı ama çoğu alışveriş “veresiye” idi. Bakkal her aile için ayrı defter tutar ve aybaşlarında alabildiklerinden borçlarını tahsil ederdi. “Bakkallar” sonra “market”, daha sonra da “süper market” oldu. Veresiye, kredi kartlarına bindi! Hoş, bu kriz sayesinde bakkal defteri de yeniden ortaya çıktı ya...

* Sokaklarda bileyiciler, süt satanlar, lostra ayakkabı boyacıları salonlarına “eskiler alayım” diye hırdavat toplayanlar...

* Erkek çocuklar büluğ çağına varmaden sünnet edilirlermiş. Varlıklı ailelerin çocukları düğünle hokkabaz ve Karagöz oyunlarıyla, pahalı hediyelerle! Diğerleri toplu olarak! Sünnet edenlerse çok eskiden berberler, sonra fenni sünnetçiler, daha sonra cerrahlar!

FIKRA

O berber hep eğri keser!..

Fenni sünnetçilerin olmadığı zamanlarda, köylerde, kasabalarda, diş hekimliğini (!) sünnetçiliği, berberler asli mesleklerinin yanı sıra icra ederlerdi. Adam tuvalette çişini yapıyor... Yanında aynı şeyi yapan adama döner; “Sen filanca yerden misin?” diye sorar. Adam “evet” deyince “Seni şu berber mi sünnet etti” deyince adam “Evet nereden anladın” deyince, adam “Deminden beri ayağıma işiyorsun, o berber hep böyle eğri keser” der.

 
 Yorumlar Toplam 0 yorum var.  

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın diğer yazıları
 
Ünlü şarkıcı kaza yaptı!
Ünlü şarkıcı kaza yaptı!
Deniz Seki Anayasa Mahkemesi ne başvurdu
Deniz Seki Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu
Çapkınlar Yıldız ın peşinde
Çapkınlar Yıldız'ın peşinde
Kate Upton göğüslerinden şikayetçi
Kate Upton göğüslerinden şikayetçi
Scarlett Johansson dan kapak pozu
Scarlett Johansson'dan kapak pozu
Şallı: Sinan la çok mutluyuz
Şallı: Sinan'la çok mutluyuz


 Diğer Gazeteler

 Arama
Arena Gazetesi
Google
 


 

 
 

 Döviz Kurları
 USD 2,1313
 EUR 2,9492
 GBP 3,6856
 İMKB 73,476
 Altın 88,7741
 Hava Durumu
ANKARA
20 / 7
 Anket
Yargıya güveniyor musunuz?
Evet
Hayır
   
 Arşiv
 
 
Ülke iyi yönetilmiyorsa, sizce bunun nedenleri nelerdir?
(En az 5, en çok 11 seçenek işaretleyiniz)
Son Durum
Pollemik - Anket Sitesi
Ana Sayfa  |  Künye   |   İletişim
 
Copyright © 2008 Arena Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır.
Tasarım, Programlama ve Barındırma