Reklamı Kapat

"Cehennemin dibine gitsinler"

Arınç, "Niçin eylem yapmıyorsunuz diye onlara kızacak halimiz mi var? 'Daha karpuz kesecektik' deme imkanımız mı var? Cehennemin dibine gitsinler" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, terör örgütü üyelerinin ülke dışına çekilmesine ilişkin, "Niçin eylem yapmıyorsunuz diye onlara kızacak halimiz mi var? 'Daha karpuz kesecektik' deme imkanımız mı var? Cehennemin dibine gitsinler" dedi. Arınç, Koç Üniversitesi'nin Rumelifeneri'ndeki yerleşkesinde bir araya geldiği öğrencilerin sorularını yanıtladı. Çözüm sürecine ilişkin bir soru üzerine Arınç, terörün 35 yıldan bu yana Türkiye'nin acısı olduğunu belirterek, 4 aydır Türkiye'de karakolların basılmadığını, şehit cenazeleri gelmediğini, sokakta bombaların patlamadığını, karnında çocuğuyla Batmanlı kadınların can vermediğini anlattı. Arınç, terör örgütü üyelerinin ölmek, öldürmek için geldiğini kaydederek, "Onlara dışarıdan verilen talimat 'Şunu yapacaksın. Yapamadığın takdirde buraya dönersen, biz seni öldüreceğiz' talimatıdır. Şemdinli'de, Yüksekova'da, Van'ın bazı ilçelerinde böyle olmuştur. Kurtarılmış bölgelerde bir paçavrayı sallandırmak için binlerce insan gönderilmiştir, karşılığı da verilmiştir" dedi. "Cehennemin dibine gitsinler..." Bülent Arınç, "örgütün eylem yapmaması" ve "Türkiye'deki silahlı unsurların yurt dışına çıkması" talepleri olduğunu belirterek, "Şimdi o başladı veya başlıyor. Bir sürecin sonlanması bizim için önemlidir. Çok nazik bir işin içindeyiz. Nerede kopacağını bilemediğimiz, nerede tersine döneceğini tahmin edemeyeceğimiz bir noktadayız. İyi niyetle yola çıktık. Örgütün silah bırakması, buradan gitmesi bizim için önemlidir" dedi. Habur'da 2009'da çok büyük terslikler yaşandığını, çok büyük terbiyesizlikler yapıldığını ancak gelinen noktada büyük oranda halk desteği alındığını söyleyen Arınç, "Türkiye'de herkes huzur hissetmeye başlamışsa, Cudi dağlarına artık piknik yapmaya gidenler oluyorsa, Munzur kenarlarında insanlar daha özgür yaşadıklarını hissedebiliyorlarsa, Hakkari'nin sokakları adeta bir bahar havası yaşıyorsa, sadece İstanbul'da, İzmir'de, Bursa'da değil, her yerde bu huzurdan dolayı bir sevinç meydana çıkmışsa, buna sevinmemiz lazım. Kötü bir şey yapmıyoruz ki. Yine güvenlik güçlerimiz işlerinin, görevlerinin başında. Yine eylem yapmaya kalkarlarsa, önce önlemeyi sonra da hesabını sormayı kendilerine vazife biliyorlar. 'Niçin eylem yapmıyorsunuz?' diye onlara kızacak halimiz mi var? 'Niye gidiyorsunuz, daha karpuz kesecektik' deme imkanımız mı var? Cehennemin dibine gitsinler. Gidiyorlarsa, buna bizim sevinmemiz gerekmez mi? Şehitlerimizin yasını tutalım ama her gün bunları söyleyerek alacağımız hiçbir nokta yok. Özgür, birlikte, kaynaşmış bir ülke olarak, etnik farklılıkların bir zenginlik olduğu, bin yıldan beri bu topraklarda birlikte yaşadığımızın bilincine varacaksak, bundan sonra silahlara veda edilecekse, 'Silahlar sussun, artık siyaset, fikirler konuşsun' diyen bir adama, 'Sen böyle deme, eylemlere devam diye talimat ver' diyecek halimiz mi var? Geldiğimiz nokta, iyi bir nokta. Çok daha güzel günler göreceğiz, güneşli, güzel günler."

#

10 May 2013 - 09:49 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Arena Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Arena Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Arena Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Arena Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.